Ürünlerimiz Çözümlerimiz İletişim EN

Programcılık Hakkında Yanlış Bilinenler

 
 

Uzun yıllardır programcılarla yakın çalışan biri olarak, bir blog yazısı yazmaya karar verdiğimde aklıma gelen ilk şey, çoğu insanın programcılıkla ilgili yanlış bildiklerinden bahsetmek oldu.

 

Kod yazmayı bilmememe rağmen, iş hayatında programcıların dilini ve huyunu bir nebze anlayabilecek kadar tecrübe edindiğimi düşünüyorum. Biraz araştırarak, biraz da kendi gözlemlerimden yola çıkarak yanlış bilinen konuları aşağıda listeleyeceğim.

 

1- Programlama bilgisayarda başlar ve biter. Çalışıyor olmanız için sürekli bilgisayar başında kod yazıyor olmanız gerekir.

Aslında programlamanın kodlama evresine gelmeden önce sorunun tespiti ve çözüm yollarının belirlenmesiyle ilgili çok ciddi bir zaman harcanıyor. Bu kısımda ellerden çok kafa çalıştığı için aranan çözüm kahve almaya giderken, başka biriyle konuşurken ya da forum okurken de bulunabiliyor.

 

Ne biçim programcı, kaç saattir klavyeye dokunmadı” veya “Siz de rahatsınız, tüm gün internette geziyorsunuz.” gibi söylemler bu yüzden pek anlamlı değil.

 

2- Kod yazmak çok sıkıcıdır ve kod yazanlar yaratıcı yönlerini hiç kullanamazlar.

Programcıların çoğu bu işi keyif aldıkları için yapıyorlar ve vakit ayırmaktan hoşlanıyorlar. Programcılık için mühendislerin kendilerini yaratıcı şekilde ifade etmesi denebilir.

 

Büyük ve karmaşık bir sorunu küçük parçalara ayırarak çözmekten keyif alan, farklı yöntemler deneyerek yeni bir şey inşa etmeyi seven biriyseniz, kod yazmak size hiç sıkıcı gelmeyecektir.

 

Karşınıza çıkan karmaşık sorunları belli bir mantık çerçevesinde çözmeye çalışmanın ve bunun için yazdığınız söz dizinlerinin bir şeyi çalıştırdığını görmenin neresi sıkıcı olabilir?

 
 

3- Kod yazabilmeniz için matematikçi olmanız şarttır.

Evet matematikte iyi olmanız, çok büyük bir artıdır. Fakat eğer kendi algoritmanızı, oyununuzu vs. yazmayı planlamıyorsanız; mantık bilmeniz, sorunları küçük parçalara bölerek analiz edebilmeniz, ilgili ve sabırlı olmanız, hangi kütüphaneleri kullanacağınızı ve takıldığınız noktalarda cevabı nerelerde arayacağınızı bilmeniz de yeterli olacaktır.

 
 

4- Kodlamayı lise ya da üniversitede öğrenmiş olmanız gerekirdi.

Elbette ki eğitimin ve genç yaşlarda başlamanın önemi yadsınamaz. Fakat bir konuda iyi olmanız için tutkunuz ve azminiz çok daha önemli. Bunun örneklerini çok defa gördüm.

 

Eğer ben bu işi yapacağım diyorsanız, yeterince istekliyseniz, araştırmaya ve öğrenmeye vakit ayırıyorsanız; ilerleyen yaşlarda da iyi bir programcı olmamanız için bir sebep yok.

 

5- En iyi programlama dili tabii ki X.

Programlama dilleri temelde sizin bir sorunu çözmek için kullandığınız araçlardır. Elinizdeki soruna göre sizin ihtiyacınıza uygun olan dil değişebilir. Onun dışında, hangi programlama dilinde kendinizi daha rahat hissediyorsanız, o dil sizin için daha uygundur ve doğal olarak onu daha fazla sevebilirsiniz.

 

Fakat programlama dilleri arasında bir üstünlük sıralaması yapmak ve net bir fayda öngörmediğiniz halde hype olduğu için, çalışan sisteminizi o dilde baştan yazma çabasına girmek hiç anlamlı değil.

 
 

6- Kod yazabilmek için IQ’su 160’tan yüksek bir dahi olmanız gerekir.

Hayır dahi olmanıza gerek yok 🙂 Dahi olmayan bir çok programcı tanıyorum. Analitik düşünebilmeniz ve çaba harcamanız yeterli.

 

7- Programlama dillerini sadece yetişkinler öğrenebilir.

En hızlı öğrenmenin 5–20 yaşları arasında gerçekleştiği söyleniyor. Çocuklarınıza küçük yaşlarda kodlamayı öğretmeye başlarsanız, yaratıcı düşünmeyi de öğreneceklerdir. Buna en yakın zamanlı örnek, 6 yaşından beri kod yazan Samaira Mehta’nın 8 yaşındayken diğer çocuklara kod yazmayı öğretmek için yarattığı CoderBunnyz adındaki masa oyununun Silikon Vadisi’nin radarına girmesi. Haber burada.

 
 

8- Programcıların hepsi “nerd” ve yalnız kişilerdir; boş zamanlarında da uzun saatler boyunca kod yazarlar.

Evet böyle bir programcı türü var. Ama artık karikatürize olmuş bu tiplemenin dışında kalan, ailesiyle vakit geçirmeyi seven, spor yapan, müzik yapan, dans eden, sosyalleşen ve iş-özel hayat dengesine çok önem veren birçok programcı tanıyorum.

 
 

9- İyi bir programcı olmak için tüm söz dizinlerini (syntax) ezbere bilmek gerekir.

Artık, gelişmiş araçlar, kütüphaneler ve internet sayesinde ezberlemeye pek de gerek yok gibi görünüyor. Ortada bir iddia vs. yoksa, kimse önüne bomboş bir sayfa açarak sıfırdan kod yazmıyordur diye düşünüyorum. Yapabiliyorsanız ezberleyin tabii ki, zarar gelmez.

 

10- Kadınlar iyi kod yazamaz.

Tabii ki yazabilir, hatta dünyanın ilk programcısı olarak kabul edilen Ada Lovelace de bir kadındır.

 

Yazılım sektörü şu anda erkeklerin yoğun olduğu bir sektör fakat, kadınların sayısı da giderek artıyor. Kadınların sayıca az olmalarının sebebi, kod yazamamaları değil, ilgilerini daha fazla çeken başka mesleklere yönelmiş olmaları ve sosyo-ekonomik koşullar diye düşünebiliriz.

 
 

11- Çok hızlı kod yazan programcı, en değerli programcıdır.

Önemli olan hızlı kod yazmak değil, yazdığınız kodun sorununuzu çözmesi ve etkili bir şekilde çalışmasıdır.

 
 

12- Senior programcı almak yerine çok fazla junior programcı alarak projeyi daha düşük maliyetle başarıya ulaştırabilirsiniz.

Bunun hiç etkili bir yöntem olmadığını ve projeyi çokça teknik borçla başbaşa bıraktığını rahatlıkla söyleyebilirim. Kuşkusuz ki junior programcıların da projede faydalı olacakları bölümler var; fakat projeye yön verecek, yükünü sırtlanacak senior programcıların önemini göz ardı etmek bence şirketlerin yaptığı büyük bir hata.

 
 

13- Tek bir programlama dili öğrenmek ve onda uzman olmak yeterlidir.

Bir dilde uzman olmak tabii ki güzel. Fakat bazı projelerde bazı yazılım dilleri özellikle tercih edilebilir ve siz bu dili bilmediğiniz için o projede çalışamayabilirsiniz (istediğiniz halde). Ayrıca seçenekleri geniş tutmak ve yeni diller öğrenmek bir gün uzman olduğunuz teknoloji demode görüldüğünde (oluyor böyle şeyler) çaresiz kalmanızı engeller.

 

14- En iyi kodu yazabilmek için en iyi araçları kullanmak gerekir.

İyi araçlar kullanmak kod yazarken bir takım kolaylıklar sağlar ve zaman kazandırır. Fakat tek başına iyi kod yazmayı sağlayamaz. Hazır kodu kendi projesine uydurmak yine programcının işidir, dolayısıyla yetkinlik gerekir.

 

15- Programcı olduğunuzda kimseyle iletişim kurmanıza gerek yoktur.

Odaklanarak kod yazdığınız anlar dışında çoğu zaman hem başka programcılarla, hem proje ve ürün yöneticileriyle, yeri gelince de satış pazarlama ve müşteri ilişkileri departmanlarıyla iletişim kurmanız gerekecektir. Hatta bazen müşteri toplantılarına da katılabilirsiniz.

 
 

16- Programcılar, otomatik olarak donanımsal sorunları da rahatça çözebilen kişilerdir.

Programcı arkadaş ve akrabalarınız bilgisayarla ilgili konulara yatkın olsalar da; bilgisayar formatlama, modem kurulumu, virüs temizleme gibi konularda size yardımcı olamayabilirler. Lütfen onları zorlamayın 🙂

 
 

Bu yazıda “programcı” kelimesini kullandım fakat yazılım geliştirici, yazılımcı gibi kelimeleri tercih ediyorsanız, öyle de okuyabilirsiniz.

 

Yazan: Gizem Terzi Türkoğlu

Yayınlanma Tarihi: 16.11.2018  
%d blogcu bunu beğendi: